Çalışma Saatlerimiz 9:00 - 18:00
bursaodakpsikoloji16@gmail.com
Dikkat eksikliği, özellikle Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) kapsamında ele alınan yaygın bir nörogelişimsel durumdur. Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir ve kişinin günlük yaşamını, iş veya okul performansını, ilişkilerini ve genel yaşam kalitesini etkileyebilir. Dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik gibi belirtilerle birlikte görülebilir, ancak bazı durumlarda sadece dikkat eksikliği ön planda olabilir.
Dikkat eksikliği olan kişilerde aşağıdaki belirtiler gözlemlenebilir.
Odaklanma Güçlüğü:
Dikkat Dağınıklığı:
Konuşma bozuklukları, bireyin iletişim kurma becerisini etkileyen ve konuşma, dil, ses veya akıcılıkla ilgili sorunları içeren bir grup durumu ifade eder. Bu bozukluklar, kişinin sosyal, akademik veya mesleki yaşamını olumsuz etkileyebilir. Konuşma bozuklukları, çocukluk döneminde ortaya çıkabileceği gibi yetişkinlikte de görülebilir ve farklı nedenlere bağlı olarak gelişebilir.
Konuşma Bozukluklarının Türleri
Konuşma bozuklukları, farklı şekillerde sınıflandırılabilir.
Artikülasyon Bozuklukları:
Kekemelik (Akıcılık Bozukluğu):
Afazi:
Dizartri:
Ses Bozuklukları:
Gecikmiş Dil ve Konuşma:
Pragmatik Dil Bozukluğu:
Konuşma Bozukluklarının Nedenleri
Konuşma bozuklukları, çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir:
Genetik Faktörler:
Nörolojik Faktörler:
Gelişimsel Faktörler:
Yapısal Faktörler:
İşitme Kaybı:
Konuşma Bozukluklarının Belirtileri
Konuşma bozuklukları, aşağıdaki belirtilerle kendini gösterebilir:
Sesleri Yanlış Üretme:
Akıcılık Sorunları:
Ses Kalitesinde Sorunlar:
Dil Becerilerinde Zayıflık:
Sosyal İletişimde Zorluklar:
Anlama Güçlüğü:
Anksiyete (kaygı bozukluğu), kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyen yoğun endişe, korku veya panik hissidir. Anksiyete, herkesin zaman zaman yaşayabileceği normal bir duygudur, ancak kronik hale geldiğinde ve kişinin işlevselliğini bozduğunda bir ruh sağlığı sorunu haline gelebilir. Anksiyete bozuklukları, farklı türlerde ortaya çıkabilir ve tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir.
Anksiyete Belirtileri
Anksiyete belirtileri hem fiziksel hem de duygusal olarak kendini gösterebilir:
Fiziksel Belirtiler:
Duygusal Belirtiler:
Zihinsel Belirtiler:
Bireysel psikolojik danışma, bir danışan ile bir psikolojik danışman veya terapist arasında gerçekleşen, kişinin duygusal, zihinsel, sosyal veya davranışsal sorunlarını ele almayı amaçlayan bir süreçtir. Bu süreç, kişinin kendini daha iyi anlaması, iç görü kazanması, problemlerini çözmesi ve yaşam kalitesini artırması için destek sağlar. Bireysel psikolojik danışma, genellikle güvenli ve gizli bir ortamda gerçekleşir ve danışanın ihtiyaçlarına göre şekillenir.
Bireysel Psikolojik Danışmanın Amaçları:
Duygusal Destek Sağlama: Danışanın yaşadığı duygusal zorlukları (kaygı, depresyon, öfke, yas vb.) anlaması ve bu duygularla başa çıkma becerileri geliştirmesine yardımcı olmak.
İç Görü Kazandırma: Danışanın kendi düşünce, duygu ve davranış kalıplarını fark etmesini sağlamak.
Problem Çözme Becerileri Geliştirme: Danışanın karşılaştığı sorunlara etkili çözümler bulmasına yardımcı olmak.
Kişisel Gelişim: Danışanın potansiyelini keşfetmesi ve kendini gerçekleştirmesi için rehberlik etmek.
İlişki Sorunlarını Çözme: Kişilerarası ilişkilerde yaşanan zorlukları ele almak ve iletişim becerilerini geliştirmek.
Stres ve Kaygı Yönetimi: Danışanın stres ve kaygıyla başa çıkma stratejileri öğrenmesini sağlamak.
Bireysel Psikolojik Danışma Süreci:
Değerlendirme: Danışman, danışanın sorunlarını, ihtiyaçlarını ve hedeflerini anlamak için bir değerlendirme yapar. Bu süreçte, danışanın geçmişi, mevcut durumu ve geleceğe yönelik beklentileri ele alınır.
Hedef Belirleme: Danışan ve danışman birlikte, danışma sürecinin hedeflerini belirler. Bu hedefler, danışanın ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilir.
Müdahale ve Çalışma: Danışman, danışanın hedeflerine ulaşması için çeşitli terapi teknikleri ve müdahaleler kullanır. Bu teknikler, danışanın sorunlarına ve terapi yaklaşımına göre değişebilir.
Değerlendirme ve Sonlandırma: Danışma sürecinin etkililiği değerlendirilir ve danışanın hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı gözden geçirilir. Süreç, danışanın hazır olduğu düşünüldüğünde sonlandırılır.
Oyun bağımlılığı, özellikle dijital oyunların aşırı ve kontrolsüz bir şekilde oynanması sonucu ortaya çıkan bir davranışsal bağımlılık türüdür. Bu durum, kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini, iş veya okul performansını olumsuz etkileyebilir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2018 yılında "oyun oynama bozukluğu"nu (gaming disorder) resmen bir sağlık sorunu olarak tanımıştır.
Oyun Bağımlılığının Belirtileri
Oyun bağımlılığı, aşağıdaki belirtilerle kendini gösterebilir:
Zaman Yönetimi Sorunları:
Günlük Yaşamın Aksaması:
Duygusal ve Zihinsel Belirtiler:
Sosyal İlişkilerde Sorunlar:
Tolerans ve Yoksunluk Belirtileri:
Biyolojik Faktörler:
Psikolojik Faktörler:
Çevresel Faktörler:
Oyun Tasarımı:
Oyun Bağımlılığının Olumsuz Etkileri:
Oyun bağımlılığı, kişinin yaşamının birçok alanını olumsuz etkileyebilir:
Fiziksel Sağlık Sorunları:
Ruh Sağlığı Sorunları:
Sosyal ve İlişkisel Sorunlar:
Akademik veya Mesleki Sorunlar:
Çocuk Depresyonu
Çocuk depresyonu, çocukluk döneminde görülen ve yetişkin depresyonuna benzer belirtiler gösteren ciddi bir duygusal bozukluktur. Çocuklarda depresyon, yetişkinlerden farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve genellikle ebeveynler, öğretmenler veya bakım verenler tarafından fark edilmesi zor olabilir. Çocuk depresyonu, tedavi edilmediği takdirde çocuğun akademik başarısını, sosyal ilişkilerini ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Çocuk Depresyonunun Belirtileri:
Çocuklarda depresyon belirtileri, yaşa ve gelişim düzeyine göre değişiklik gösterebilir. Ancak genel olarak şu belirtiler gözlemlenebilir:
Duygusal Belirtiler:
Davranışsal Belirtiler:
Fiziksel Belirtiler:
Çocuk Depresyonunun Nedenleri:
Çocuklarda depresyonun tek bir nedeni yoktur; genellikle biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu sonucu ortaya çıkar:
Biyolojik Faktörler:
Çevresel Faktörler:
Ergen Depresyonu
Ergen depresyonu, ergenlik döneminde görülen ve gençlerin duygusal, sosyal ve akademik yaşamlarını ciddi şekilde etkileyebilen bir ruh sağlığı sorunudur. Ergenlik, bireyin fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan hızlı değişimler yaşadığı bir dönemdir. Bu dönemde hormonal değişiklikler, kimlik arayışı, akran baskısı ve gelecek kaygısı gibi faktörler, ergenlerin depresyona yatkınlığını artırabilir. Ergen depresyonu, yetişkin depresyonundan farklı belirtiler gösterebilir ve genellikle ebeveynler veya öğretmenler tarafından fark edilmesi zor olabilir.
Ergen Depresyonunun Belirtileri:
Duygusal Belirtiler:
Davranışsal Belirtiler:
Fiziksel Belirtiler:
Düşünce ve Konuşma İçeriği:
Biyolojik Faktörler:
Psikolojik Faktörler:
Çevresel Faktörler:
Yetişkin Depresyonu
Yetişkin depresyonu, bireyin duygusal, zihinsel ve fiziksel sağlığını önemli ölçüde etkileyen yaygın bir ruh sağlığı sorunudur. Depresyon, sadece geçici bir üzüntü veya moral bozukluğu değil, uzun süreli ve yoğun bir çökkünlük halidir. Bu durum, kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini, iş performansını ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Yetişkin Depresyonunun Belirtileri
Depresyon belirtileri kişiden kişiye değişebilir, ancak yaygın olarak görülen belirtiler şunlardır:
Duygusal Belirtiler:
Fiziksel Belirtiler:
Zihinsel Belirtiler:
Davranışsal Belirtiler:
Depresyonun tek bir nedeni yoktur; genellikle biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu sonucu ortaya çıkar:
Biyolojik Faktörler:
Psikolojik Faktörler:
Çevresel Faktörler:
Aile danışmanlığı, aile üyeleri arasındaki ilişkileri iyileştirmek, iletişim sorunlarını çözmek ve aile içi çatışmaları yönetmek amacıyla sunulan bir danışmanlık hizmetidir. Bu süreç, ailelerin daha sağlıklı ve uyumlu bir şekilde yaşamalarına yardımcı olmayı hedefler. Aile danışmanlığı, evlilik sorunları, ebeveyn-çocuk ilişkileri, boşanma süreçleri, aile içi şiddet, iletişim problemleri gibi çeşitli konularda destek sağlar.
Aile Danışmanlığının Amaçları:
İletişimi Güçlendirmek: Aile üyeleri arasında sağlıklı iletişim kurulmasını sağlamak.
Çatışmaları Çözmek: Aile içinde yaşanan anlaşmazlıkları çözümlemek ve uzlaşma sağlamak.
Duygusal Destek Sağlamak: Aile üyelerinin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak ve duygusal bağları güçlendirmek.
Rol ve Sorumlulukları Netleştirmek: Aile içindeki rollerin ve sorumlulukların daha net anlaşılmasını sağlamak.
Değişim ve Uyum Süreçlerine Yardımcı Olmak: Ailelerin yaşamlarındaki değişimlere (boşanma, taşınma, yeni bir aile üyesi gibi) uyum sağlamalarına yardımcı olmak.
Aile Danışmanlığı Süreci:
Değerlendirme: Ailenin mevcut durumu, sorunları ve ihtiyaçları değerlendirilir.
Hedef Belirleme: Aile ile birlikte danışmanlık sürecinin hedefleri belirlenir.
Müdahale: Çeşitli terapi teknikleri ve stratejiler kullanılarak sorunlar üzerinde çalışılır.
Değerlendirme ve Takip: Sürecin etkililiği değerlendirilir ve gerekirse takip seansları planlanır.
Aile Danışmanının Rolü:
Tarafsız Bir Arabulucu: Aile üyeleri arasında tarafsız bir şekilde iletişim kurulmasını sağlar.
Rehber: Aileye, sorunlarını çözmeleri için rehberlik eder.
Destekleyici: Aile üyelerine duygusal ve psikolojik destek sağlar.
Aile Danışmanlığı Türleri:
Evlilik ve Çift Danışmanlığı: Evli çiftlerin ilişkilerini iyileştirmeye yönelik danışmanlık.
Ebeveyn-Çocuk Danışmanlığı: Ebeveynler ve çocuklar arasındaki ilişkileri güçlendirmeye yönelik danışmanlık.
Boşanma Danışmanlığı: Boşanma sürecindeki ailelere destek sağlayan danışmanlık.
Aile Danışmanlığı: Ailenin bir bütün olarak ele alındığı ve tüm üyelerin katıldığı terapi süreci.
Aile danışmanlığı, ailelerin daha sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşamalarına yardımcı olan önemli bir hizmettir. Bu süreçte, aile üyeleri birbirlerini daha iyi anlayabilir ve sorunlarını birlikte çözebilirler. Aşağıda listelenmiş konular aile danışmanlığı alanının genel çalışma alanlarını oluşturmaktadır.
• Aldatma,aldatılma,sadakatsizlik
• Terk edilme
• Kıskançlık
• Suçlama davranışları
• Sözlü,fiziksel , duygusal ve cinsel şiddet
• İlişkide kültürel farklılıklar
• Geniş aile sorunları
• Sevgililik ve nişanlılık dönemlerinde karşılaşılan sorunlar
• Duygusal baskı durumu ve duygusal istismarlar
• İlişkiye yüklenen farklı anlamlar
• Duygusal ilişki kurmakta ve yürütme karşılaşılan sorunlar
• Evililik öncesi süreç
• Eşlerin ailelerinin evliliğe olumsuz etkisi
• Evliliğe adaptasyon
• Sevgili olmaktan eş olmaya geçiş
• Eş olma sorumluluklarından kaynaklı sorunlar
• Çekirdek aile ile eşlerin aileleri arasındaki sorunlar
• Eşler arasındaki uyum
• Cinsel sorunlar
• Boşanma öncesi ,boşanma süreci ve boşanma sonrası dönem
• Çocukların boşanma süreciden en az etkilenmesi
• Üvey anne,üvey baba ve üvey kardeş sorunları
• Aile içi tramvalar
Neurofeedback, beyin dalgalarını izleyerek ve geri bildirim sağlayarak beyin aktivitesini düzenlemeyi amaçlayan bir terapi yöntemidir. Bu yöntem, özellikle dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu (DEHB), anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları, migren ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi çeşitli psikolojik durumların düzeltilmesinde kullanılır.
Neurofeedback Nasıl Çalışır?
Beyin Dalgalarının Ölçülmesi:
Geri Bildirim (Feedback):
Öğrenme ve Düzenleme:
Anksiyete ve Depresyon:
Uyku Bozuklukları:
Migren ve Kronik Ağrı:
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB):
Öğrenme Güçlükleri:
Performans Artırma:
Neurofeedback Seansları Nasıl İlerler?
Değerlendirme:
Eğitim:
Tekrar ve Gelişim:
Neurofeedback'in Avantajları